24 Nisan 2015 Cuma

Okulum ^^ 2 ^^


"Allah'ım ben ne yapacağım" diye derinden söylenen bir cümle işitmemle arkama dönmem bir oldu. Elinde metal kaşık ve haşlanmış yumurtası ile Hasan dertler denizinde boğulmak üzere. Yumurta taşıma yarışmasına katılacak olan Hasan ""Din Kültürü Öğretmenim bana dua et "dedi. Ve benden sonra kime denk geldiyse aynı şeyi istedi. Hatta 2-3 yaşlarındaki bir kız çocuğuna " dua et de kazanayım küçük kız, kazanırsam yumurtayı sana vereceğim" noktasına kadar götürdü işi. Ve maalesef Hasan yumurta taşıma yarışmasında ödül alamadı. Bence  Hasan için bayram o an bitti :(


Sürekli kafasını kırdığı, deldiği için hep kısacık saçlarla dolaşan yaramaz ötesi Bayram elimde makineyi görünce " hep küçüklerin fotoğrafını çekiyorsun beni de çek hocam " dedi. Sen de küçük ol, senin de fotoğrafını çekeyim cümlesini tamamlamadan , "tamam" dedi. Dakika geçmeden çığlık çığlığa ağlayan ve hatta ağlamaktan biraz kararan biraz moraran kardeşiyle yanıma geldi. Hadi artık bizi de çek. Tamam Bayram, istediğin fotoğraf olsun dedim. Belki de Bayram'a en güzel hediyeyi verdim :)


Güneşli, şiir okumalı ve bol yarışmalı programın ardından yüzümüzde gülümseme ile ayrıldık okuldan.Çocukluğumun bayramı, simit ve balon olup üstelik bir de hep çocuk kalınca eve gitmeden çarşıya uğradım, simit aldım. Belki de işte tam o an ufaldım ufaldım ve annesinin eline yapışan, simit ve balon ile sevinçten göklere çıkan bir kız çocuğu olarak evime döndüm.

22 Nisan 2015 Çarşamba

Bugün ^^ 56 ^^


Recep ayından belki de yeni bir coğrafyadan taşan bereket yayılıyor hayatıma. Allah (cc) merhametiyle, inayetiyle, lutfuyla muamele ediyor gönül yapanlara, derdi gönül olanlara. Müdürümüzün, meslektaşlarımızın, ailemin güzel cümlelerini duydum Peygamber Efendimiz'in hürmetine, masum çocukların tebessümlerinin hatırına. Dostlar aradı, çiçekler yollandı.Şükürler göğe yükseldi. 
Bu sabah kahvaltıda yalnız değildim. Güzel insanların güzel niyetlerinin pembe beyaz buketi vardı sol yanımda. Güzel geçsin gününüz

21 Nisan 2015 Salı

Okulum ^^1^^


Bu sefer farklı olsun dedik. Bu sefer farkı yürekte dursun. Güzelliği, heyecanı, telaşı ilk gün gibi, taptaze olacak şekilde  kalbe kazınsın.


Birkaç vakıfa Kutlu Doğum Etkinliğimizden, halimizden, niyetimizden bahsettiğim mailler attım. İçlerinden biri tamam dedi, Rabbimin izni ile. Sonrası tatlı telaşlar


Programda görev alan 30 öğrencimize kıyafet aldık, velilerimize kitap, kalan bin öğrencimize de balon ve şeker.


Misafirler çağırdık. Keseler hazırladık, çiçekler yaptırdık. Çok yorulduk yorulduğumuzun bin misli de mutlu olduk.


Ağzımızın tadıyla, hep tebessüm ederek programımızı tamamladık. Müdürümüz teşekkür etti bize, biz de Yaradana hamd ettik yaşattığı tüm güzellikler için.


Dedik ya farklı olsun diye. Sevinçli, coşkulu... O hafta girdiğim sınıflarda hep ilahi söyledik. En uslusundan en yaramazına, en hareketlisinden en sessizine kadar ağızlar hep ilahilerle doldu yürekleri sevinçle. 



10 Nisan 2015 Cuma

Bu da A.Bey'den



Dualarla geldim bu şehre. Umutlarla ve pek çok şeyi ardımda bırakarak. Kolay olmadı İstanbul'daki kurulu düzenimi bozmak, kolay olmadı ailemin 1500km uzağına gitmek. İçimden, ta derinlerden gelen ses "gitmesem eksik kalacağımı, keşkelere boğulacağımı söylemese" gözümü karartamazdım. Dedim ya dualarla geldim bu şehre diye. 15 yıllık kıymetli arkadaşım A.Bey okuluma benim için güzel bir paket yollamış. Dersin ortasında kapıyı açan kişinin veli değil de kargo görevlisi olması meraklandırdı hem beni hem öğrencileri. Birisini şimdiden okuyup bitirdiğim kitapları, içinde Türkiye'deki pek çok şehrinin çizimleri olan ajandayı, çeşit çeşit kalemleri ve kocaman yüreğiyle bütün gönderdikleri beni çok mutlu etti. Öğretmenler odasındaki merakı ve imrenmeleri de siz düşünün artık Güzel dostlara selam olsun

8 Nisan 2015 Çarşamba

Yeni bir iş, başka bir şehir


İstanbul'dan kilometrelerce uzağım ama ben her gün Kadıköy'den kalkan vapura biniyorum, deniz havasını soluyarak, martı seslerini duyarak, İstanbul'uma bakarak Anadolu'dan Avrupa'ya geçiyorum. Bazen elimde simit oluyor, bazen dumanı tüten tavşan kanı çay. Sokaklarında yürüyor, mağazalarını geziyor, acıkınca Süleymaniye'deki fasülyecilerden birine gidiyor ve nerede yaşarsam yaşayayım ben İstanbul'dan vazgeçemiyorum. Bu yazdıklarım gönlümün istedikleri, içimden geçenler, gerçekler değil . 
Yedi haftadır ailemden, İstanbul'umdan uzakta Güneydoğu'da bir ildeyim. Diyanete bağlı Kur'an kursu öğreticisi olarak 9 yıl hizmet ettikten sonra Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni olarak atamam yapıldı. Yeni bir kurum ve yeni bir şehir. Geride bıraktıklarıma bakmadan edemiyorum ama halimden de şikayetçi değilim.Keşkelerle, acaba nasıl olurdu sorularıyla ömür geçirmektense hayallerimin, kalbimin peşinden gittim. Çok şükür pişmanım diyebilecek şeylerle karşılaşmadım. Allah bu günümüzü aratmasın.
Dün koridor nöbetim varken kargo görevlisi geldi. Öğrencilerin  merakı öğretmen arkadaşların imaları... E haklılar, çiçeksepetinden paketim var. Farklı yorumlamaları gayet normal. Ben bile heyecanlanmadım desem yalan olur :) Canım kız kardeşim ablasına yeni işinin hayırlı olmasını temenni ederek harika bir hediye yollamış. Öyle mutlu oldum, öyle sevindim ki. Hele bir de böyle gurbetteyken, can suyu gibi geldi.Çok teşekkür ederim canım, aile bir yana diğer her şey bir yana.Bu arada kız kardeşim de çok şükür dört aydır hemşire olarak çalışıyor.Gurbetten başka bir sıkıntımız yok elhamdülillah. 
Sizler neler yapıyorsunuz, özlediniz mi sürekli blogunu ihmal eden 365 günlüğünüzü :)

benzer
benzer