28 Haziran 2012 Perşembe

YAZ KUR'AN KURSU # 3


Sırf boyayabilmek için bile ezber yapacakları bu sevimli  ezber çizelgesini  hazırladım. Ezberlerini verdikçe resim renklenecek. Siz de beğendiyseniz  5-15 yaş arası için  bu çizelgeyi indirip çıktısını alarak kullanabilirsiniz.
Bugün öğrencilerime bu çizelgeyi  dağıttım. Kelime-i tevhit , kelime-i şehadet balıklarıyla besmeleyi boyadık bile :)


 Bu da paintte boyanmış hali :)
Benim çizelgem :)

27 Haziran 2012 Çarşamba

YAZ KUR'AN KURSU # 2


Ezanla birlikte dökülmeye başladı yağmur damlaları. Sıcaktan bunalanlara hızır gibi yetişti . Tenefüs saatinde çok yağmur yağdığı için sınıfta etkinlik yaptırdım. Pasta tabaklarının altına konan beyaz renkli ,hacimli kağıttan olan altlıklardan almıştım. Allah lafzının çıktısını alıp boyattım. Kenarlarını kesip pasta altlıklarına yapıştırdık. Ucuna da asmak için kurdele taktık. Kızların çok hoşuna gitti.



Biz beğendik :)
Nasıl olmuş?


Salı sabahı kahvaltılı toplantı vardı. Sonrasında ise mangalda pişen türk kahvesi ve sohbet


Salı günü starbucksa gidip okumaya başladığım ve bitirip öyle kalktığım kitabımı görün istedim.

25 Haziran 2012 Pazartesi

YAZ KUR'AN KURSU # 1



Çok değil 25 yıl önce ben de böyle başımda bir türlü durmayan eşarbımla ve göğsüme sıkı sıkı bastırdığım cüzümle camiye giderdim. Hem de korka korka. O zamanlar eti senin kemiği benim mantığında dönüyordu işler. Olan , et ve kemiğin sahibi minicik yüreklere oluyordu da kimse farkına varmıyordu. Dokuz  yaşlarındaydım ve üç yıldır yazları camiye gidiyordum. Avuçlara ve tırnak uçlarına vurulan sıra dayağı cezasına hemen hemen alışmak üzere olduğumuz duyarsızlaşma yıllarıydı. Ceza materyalı değişmiş cetvel yerini kabloya bırakmıştı. Geçemediğin her ezber ya da başkalarının gürültüsü bizim bacaklarımızda şakkkklayan kabloya dönüştüğünden beri o yıllara ait sadece kablolu dayak  kalıyor aklımda :(





Oysa biz bugün 60 a yakın kızımla "yağ satarım, bal satarım" oynadık. Yarına da  mendil kapmaca için sözleştik. Bu keyifli anlarımızı gören hacı amcanın biri bize 100 tane kek aldı :)

Ben istiyorum ki gelen bir daha gelsin. Korkarak ya da zorlama ile değil. Yarın olsun diye erkenden uyuyarak ve kursun açılmasına daha iki saat varken.


Gözlerini oğuşturup esnerken gözü kapıda olan kızlarıma selam olsun
Heyy !!!  Bu yazıyı okuyanlar
Hadi siz de anın hocalarınızı
Paylaşın anılarınızı
Sevgiler
:)

24 Haziran 2012 Pazar

PAZAR # 2



Mevsiminde yağmura tutulmak ve öylece kalmak





Pazar :)

PAZAR # 1


Sıcağa, rüzgara ve pazara...
Bir yanağın kıvrımları tamamlandığında avuçlarımda, kitaplara gömdüğüm başımı kaldırıp sevdalı kelimeler ekeceğim harf harf gözlerimin değdiği her yere.


İyi pazarlar

20 Haziran 2012 Çarşamba

KÜRK MANTOLU MADONNA


Okumanıza izin verilen bir günlüğe sahip olsaydınız  , içindekileri merak eder miydiniz? Cevabınız evetse sayfa sayısı az, fiyatı uygun ama kelimelerin, duyguların yüreğinizin derinlerine nüfuz eden etkisiyle bir solukta okuyacağınız Kürk Mantolu Madonna kitabını okumanızı öneriyorum. Kitabı bitirip kapağını kapattığınızda sizi sarsan bir anaforun ortasında bulacaksınız kendinizi.

İlk basımı 1943 yılında yapılmış olan kitabın YKY deki 25. baskısını dün gece bitirdim. Kitabı , kara kaplı defter öncesi ve sonrası diye ikiye ayırmak yerinde olacak sanırım. Berlin'de bir resim galerisinde rastladığı "kürk mantolu kadının " portresinin ruhundaki yansıması ve o portrenin ressamı ve modeli olan gizemli kadınla yaşadıklarını hikaye ediyor. Özellikle portreye olan tutku derecesindeki hisleri   "Sevmek Zamanı" isimli türk filmini hatırlattı bana .

...

"Burası Berlin'in en güzel yeridir..." dedi.
"Bu mevsimde , ziyaretçisi yok denecek kadar tenhadır... Sonra bu garip ağaçlar bana daima hasretini çektiğim uzak memleketleri hatırlatır... Onların alıştıkları yerlerden sökülerek buraya getirildiğini ve böyle suni tedbirler , ihtimamlarla yaşatılmaya çalışıldığını gördükçe biraz da hallerine acırım. Biliyor musunuz, Berlin'de senenin ancak yüz gününde hava açık ve güneşli, iki yüz altmış beş gününde kapalıdır. Limonlukların projektörleri ve suni güneşleri bu ağacın ışığa ve sıcağa alışmış yapraklarını doyurabilir mi? Buna rağmen yaşıyorlar, kurumuyorlar... Ama buna yaşamak denir mi?"
"Ben buradaki nebatları seyrederken biraz da kendimi düşünüyorum " dedi. "Belki asırlarca evvel bu ağaçlarla, bu garip çiçeklerle aynı yerlerde yaşamış olan ecdadımı hatırlıyorum.Biz de bunlar gibi yerimizden sökülüp dağıtılmış değil miyiz?"

Doyumluk değil, tadımlık olsun
Size 160 sayfayı yazacak değilim :)

16 Haziran 2012 Cumartesi

15 Haziran 2012 Cuma

AKMAR, İYİ Kİ VAR :)




Şimdi bilmeyenler Akmar'ı aymar gibi margarin markası zannedebilir. Ama hem İstanbul hem de kitap sevdalısı olanlar mutlaka  Akmar Pasajı'nı bilir. Bugün epey bi teneffüs ettim oranın havasını. Onlarca kitaba elim değdi. Açıkçası sırtlayıp götüresim geldi  pasajı :)

Bir ara deli divane gibi "Yeraltı Günlükleri" araştırması yapıyordum internetten. 70 liradan aşağı bulamamış yaz tatilinde okurum diye almayı ertelemiştim. Fotoğrafta gördüğünüz üzere beş kitaplık serinin ilk ve son kitapları hariç diğerlerini aldım :) Gönül isterdi ki hepsini alayım ama bulamadım işte, ne yapayım. Kitapları aldığım yerdeki satış elemanı  söz verdi ilgileneceğine. Bulana kadar da bırakmayacağım peşini.

Her zaman aklımın, gönlümün bir köşesindeydi "Kürk Mantolu Madonna". Bakış alanıma girdiği an kalp ritmimde değişiklik, nabzımda artış, alnımda ateş hissettim. Şunu şunu , şu işte, şu ya şu,  Madonna'lı olan, Ali'nin kitabı  -  Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna kitabını alabilir miyim demek istedim -  Çocukluk da bi başka yakışıyor 20 +11 yıllık insana :)

Kitap alışverişini bitirince  pasaja çok yakın olan Starbucksa uğradım. Karamelli frappacinomu alıp serin bir köşeye kuruldum. Kadıköy'e giderken otobüste OD'u bitirmiştim. Vakit kaybetmeden  Madonnalı kitabımı okumaya başladım.


Siz neler okuyorsunuz?
En son hangi kitapları aldınız?

12 Haziran 2012 Salı

ÜÇÜNCÜ KİTAP DA BİTTİ: ELHAMDÜLİLLAH


Kitaptan:

  • Sessizlik kalbin evidir ve gönül levhasının tertemiz olduğu zamandır.
  • Kalbinle bakmayı öğrendiğin zaman gözlerin seni aldatmayacaktır.
  • Sessizlik soluklanmak için bir lutuftur.
  • Mühr-i Süleyman: Altı köşeli yıldız. Derin manaları bulunan ve kadim bir sembol olan bu yıldız, altı hareket gücünü temsil etmektedir; alt, üst, ön, arka, sağ, sol. Altı istikamet içermektedir; yukarıya, aşağıya, öne, arkaya, sağa, sola. Yaratılış altı gün sürdüğü için bu rakamların mükemmel olduğu söylenir. İki eşkenar üçgen yalnızca doğanın eril ve dişil ikilemini değil, aynı zamanda tek Yaratıcıdan izhar eden etken aklı ve edilgen ruhu da temsil eder.
Cinlerin Efendisi

Kitabı öğleden önce bitrdim. Ve okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sevgili Ayşegül ile yaptığım takas sonucu elime geçti. Önce gönlümde  sonra da kitaplığımda yerini aldı. Bir gün bir yerlerde denk gelirseniz tereddütsüz alın derim.

Od'u okumaya başladım bile. Vaktinden önce kitapları bitireceğim düşüncesi beni mutlu ediyor.

Sahi siz neler okuyorsunuz?



Malzeme eksikliğinden dolayı tamamlayamadığım peçete dekupajlı mumlarım.
Ben beğendim :)

11 Haziran 2012 Pazartesi

CİNLERİN EFENDİSİ



Yemin yerine  Cinlerin Efendisi' ne başlayacaktım.
Önsözde şu cümleler yazıyordu:

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Adım İshak, ama herkes "baba katip" der.
Efendi, arkadaşlarım arasından yalnızca benim geri dönebildiğim yolculuğumuzu kaleme almamı istedi.
Ali ve Rahmi artık yoklar.
Onları ateşe atlarken gördüm.
Casus da alevler arasında kaybolmuştu.
Yahudi alim ile kızı ve Şefin başına gelenlerden haberim yoktu.
Birlikte dönmeyi teklif ettim; ama orayı terk etmediler.
Fakat emin olduğum tek şey, iblisin hala orada olduğudur.
Baalzebul- Cinlerin Efendisi


Nedense okuduklarım beni biraz tedirgin etti. Okumak için sabırsızlanmama rağmen bir türlü başlayamıyorum.

1o günde 5 kitap okuma niyetim ve isteğim hala geçerli. Şu ana kadar 800 sayfaya yakın okudum. Bu da yarısı eder.


Cinlerin Efendisi kitabını okuyan var mı?
Hepinize güzel bir hafta diliyorum.

YEMİN





 DEX Yayınlarından iki kitap okudum .Biri Yemin diğeri Paranormal  . İkinci kitaptan sonra genç - yetişkin türünün bana uygun olmadığına karar verdim. Yemin kitabını zaman kaybı olarak görüyorum.

"Bir yumak mutluluk"  ilk kitaba göre biraz yavan kalmış. Kitabın son sayfasına geldiğinizde sanki biri 15-20 sayfayı yırtmış hissine kapılıyorsunuz. Olaylar askıda kalmış ve sen şaşkın şaşkın "ne yani bitti mi ?"demekten kendini alamıyorsun. Benim için iki kitap da hayal kırıklığı .






7 Haziran 2012 Perşembe

BİRİ BİTTİ KALDI DÖRT



Kimileri için tatil, çalar saati kurmayıp bedenin istediği zamanda uyanmaktır. Kimine göre bir yerlere yetişme telaşıyla masaya oturmadan ayak üstü atıştırmaların inadına özenle hazırlanan ve keyfine varılarak yapılan kahvaltıdır. Boş boş oturmak ya da pijamalarla başlanan günü yine pijamalarla tamamlamaktır.
Evet ben tatildeyim ve saydıklarımın hiçbiri benim için geçerli değil. Çokça kitap okuduğum ve geç yattığım bir günün sabahında erkenden uyandım . Dışarıdaki işlerimi halletmeye yetecek kadar enerji alıp öğlen olmadan da hava değişimi sayılabilecek kısa tatil için arabaya bindim. Şimdi İstanbul'un bir buçuk saat uzağında yeşillikler içinde küçücük bir ilçedeyim.
Bir Yumak Mutluluk kitabını 10 günlük okuma programımın 2. gününde bitirdim.Kitapla alakalı başka bir post hazırlayacağım. "Cinlerin Efendisi " isimli kitaba başladım


Daha buralardayım
Gitmeye hiç niyetim yok
:)

6 Haziran 2012 Çarşamba

VAR MI ARTTIRAN :)



Finallerini bugün itibariyle bitirip üçüncü sınıfa geçen bir üniversite öğrencisi olarak yoğun ve yıpratıcı iş-okul-ev trafiğini az hasarla atlatmanın mutluluğunu ve haklı gururunu yaşıyorum.

Mayıs ayını bir kitapla kapatmış olmaktan duyduğum utancı on güne beş kitap ile telafi etmeye kararlıyım. Evet yanlış duymadınız. 10 güne 5 kitap. Toplam 1600 sayfa.
Var mı arttıran???

İddia 06.06.12  20:00 de başlayıp 16.06.12  20:00  de bitecektir.

5 KİTAP

Bir Yumak Mutluluk
İki Gönül Bir Aşk
Cinlerin Efendisi
Yemin
Od

3 Haziran 2012 Pazar

VE MASAL BİTER...




Hiçlik gölgesindeki iki kuklanın ete kemiğe bürünmeden yaşadıkları masal , gökteki elmalar düşmeden bitivermiş.

Bir varmış beyazlar yeşermiş gecenin bir anında, bir yerinden; Bir yokmuş beyazların üzerine beyazlarla kalın çizgiler çekilmiş.

Koyu beyaz susuşlar ve açık beyaz serzenişler ...


Bir mahbubun latif savaşından iki hamuş kalmış geriye...

TUFAN




Her insan bir şehrin içindedir ve her şehir bir insanın içinde.Güneşli bir kış günü yaşanıyorken şehrimde , rüzgarla yürümeye başladım. Sık ağaçlı bir orman içindeydim ve ağustos böceklerinin sesleri havadan sudan, iyilikten sağlıktan dem vuran iç sesime karışıyordu. Ne ben ormanın içindeydim ne de aylardan ağustostu. Vakit tufandan az önceydi. Yer ve gök sularını bırakmamıştı henüz. Gözlerin uzağında bir gemi gördüm. Acaba alır mıydı beni gemiye bu yalnızlığımla? Ben geldim desem... Eksik yanlarımı tamamlayan rüzgar ve ben... Alınmadım gemiye. Yalnızdım çünkü. Ve yağmur başladı. Ne yer sularını tuttu ne de gök sularını yuttu. Sonrası tufan. Ne şehir kaldı geriye ne de güneşli günler. Su sızdırmaz bir kil tabakasıyla örtülü şimdi ve eski fotoğraflarda kaldı şehrim.

GÜNCELLENMİŞ BİR MASAL




Filmin sonunu anlatanlara kızar mısınız?
Ya izletenlere...?
Bu güzel tatil gününde eve tıkılanlar ya da evden çıkmak istemeyenler
Güncellenmiş bir masal izlemeye ne dersiniz?



video


Bu da filmin sonu :)
Güzel geçsin gününüz


2 Haziran 2012 Cumartesi

MUTLULUĞUN ADI: TAKAS




Peçete dekupajına merak sardığımdan ve heyecanla gerekli malzemeleri satın aldığımdan  bahsetmiştim   . Desenli peçeteleri almayı unuttuğumu da eklemiştim hani. Kitap takası yaptığım Kıymetli Ayşegül'ün kitapları birkaç gün önce elime ulaştı. Kararlaştırdığımız iki tane kitapla birlikte birbirinden cici üç tane peçeteyi de sevgisiyle sarıp sarmalayıp hediye kitabı, kırmızı mumları ve fıstıklı çikolatasıyla birlikte postalamış. Tanımadığınız biri sizi önemsiyor. Yazdığı notu, kullandığı desenli kağıdı, paketlemesi... Baştan savma ve samimiyetsiz hiçbir şey yok. Gördüklerim içimi kıpır kıpır yüreğimi  sıcacık yaptı. Güzel yüreği, ince davranışı ve hediyeleri için bir kez de buradan teşekkür etmek istedim. Kıymetli Ayşegül ; varlığından haberdar olmak güzel :)






Takas için hala tekliflere açığım
Duyurulur :)

benzer
benzer